Önce işten ayrılışın nasıl gerçekleştiğini ve hangi ödemelerin eksik kaldığını belirleyin. İşe dönmek istiyorsanız bunu ayrıca söyleyin: işe iade talebinin koşulları ve süreleri, ücret alacağından farklıdır.
Her işten ayrılan kişi aynı tazminatı alır mı?
Hayır. Kıdem ve ihbar tazminatı, ücret, fazla çalışma ve kullanılmayan izin farklı taleplerdir. Her birinin koşulları ayrı incelenir. İşverenin sözlü olarak “hiçbir hakkın yok” demesi de internette görülen bir hesaplama da tek başına sonucu belirlemez. İş sözleşmesinin nasıl sona erdiği ve gerçek çalışma düzeniniz önemlidir.
İstifa dilekçesi, ödeme belgesi veya “alacağım kalmadı” ifadesi bulunan bir metin sunulduysa neyi imzaladığınızı anlamadan hareket etmeyin. İmzalanmış bir belgeniz varsa bunu da görüşmeye getirin. Belgenin varlığı ve etkisi görülmeden tüm haklardan vazgeçildiği ya da hiçbir sonuç doğurmadığı söylenemez.
Önce talep kalemlerini belirleyin
İş ilişkisinin sona ermesi, bütün çalışanların aynı alacaklara hak kazanacağı anlamına gelmez. Çalışma süresi, ücret, fesih nedeni ve yapılan ödemeler birlikte incelenir. Ücret, fazla çalışma, kullanılmayan izin ve tazminat talepleri tek bir toplam rakam yerine ayrı başlıklar hâlinde ele alınmalıdır.
Hangi belgeler yardımcı olur?
İş sözleşmesi, ücret bordroları, banka kayıtları, fesih bildirimi ve SGK hizmet dökümü temel belgeler arasındadır. Çalışma düzenine ilişkin yazışmaların tarih ve bağlamıyla birlikte korunması yararlıdır. Kişisel kayıtlar ile işyerine ait gizli veriler aynı şey değildir; hukuka aykırı erişim veya kayıt yöntemlerine başvurulmamalıdır.
Hazırlayacağınız notta işe giriş ve ayrılış tarihlerini, fiilen yaptığınız işi, ücretin ödeme biçimini ve varsa ödenmeyen dönemleri belirtin. Hangi olayı doğrudan bilen tanık bulunduğunu da açıklayın.
Arabuluculuk hangi aşamada yer alır?
Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi ya da işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade taleplerinde, dava öncesinde arabuluculuk kural olarak dava şartıdır. İş kazası ve meslek hastalığından doğan maddi ve manevi tazminat davaları bakımından farklı düzenleme vardır. Başvuruda uyuşmazlık konusunun doğru tanımlanması gerekir.
İşe iade talebi ayrıca incelenir
İşe iade, yalnızca ödenmeyen ücretin istenmesinden farklıdır. İş güvencesinin kapsamı ve fesih koşulları ayrıca değerlendirilir. İş Kanunu m.20 uyarınca işe iade talebiyle arabulucuya başvuru süresi, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir aydır. Anlaşma olmazsa son tutanak tarihinden itibaren iki haftalık dava süresi söz konusudur. Bu süreler bütün işçilik alacaklarının süresi olarak anlaşılmamalıdır.
Maaşım eksik yatıyor; neyi saklamalıyım?
Banka hesabınıza yatan tutarları ay bazında listeleyin. Bordroda yazan ücret ile fiilen ödenen tutar farklıysa bunu belirtin. Çalışma saatlerini gösteren hukuka uygun kayıtları, işverenle yaptığınız ilgili yazışmaları ve ücretin konuşulduğu belgeleri koruyun. Başkasının hesabına veya işyerinin erişim yetkiniz olmayan kayıtlarına girmeyin.
Örneğin birkaç aylık ücret eksikliği ile hafta sonu çalışması aynı olayın parçası olabilir; ancak hangi dönemde ne yaşandığını ayrı anlatmak gerekir. Hesaplamayı yalnızca son maaşı çalışma yılıyla çarparak yapmak doğru sonuca ulaştırmayabilir. Ücret unsurları, dönemler ve ödeme kayıtları birlikte değerlendirilir.
Arabuluculuk ve dava aşamasında ne beklemeliyim?
Arabuluculuk görüşmesinde taraflar ödeme ve diğer uyuşmazlık başlıklarını konuşur. Önerilen tutarı hangi alacakları kapsadığını bilerek değerlendirin. Ödemenin ne zaman yapılacağı, taksitler ve anlaşma dışında kalan konular açık olmalıdır. Görüşme sonunda düzenlenen belgelerin bir örneğini saklayın.
İşe dönmek isteyip istemediğiniz, başka bir işte çalışmaya başlayıp başlamadığınız ve size fesih bildiriminin ne zaman ulaştığı ilk görüşmede paylaşılmalıdır. Sonucu veya net alacak tutarını dosya incelenmeden vaat etmek mümkün değildir; önce hangi taleplerin dayanağının bulunduğu belirlenir.
Kaynaklar ve mevzuat
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, m.3 — Adalet Bakanlığı
- 4857 sayılı İş Kanunu, m.18–21 — konsolide metin
Hazırlanma tarihi: 17 Eylül 2026. Bilgilendirme metnidir; uygulama, olayın özelliklerine ve ilgili düzenlemenin yürürlükteki hâline göre değerlendirilir.